ibrahim murat gunduz | olumdan korkan yasamayi bilmez
Hayat, korkarak yaşanacak kadar uzun değildir. İnsan, her adımda ölümü düşünürse yürüyemez; ama ölümü bilir de yolundan dönmezse, işte o vakit gerçekten yaşa
Bektaşi irfanı, ölümü bir tehdit olarak değil, bir hakikat olarak görür. Kaçınılmaz olana korkuyla bakmak yerine, onunla yüz yüze durmayı öğütler. Çünkü korku, insanı eğen bir yüktür; ölüm ise herkese eşit bir misafirdir.
https://imagevisit.com/imrtgnd01
Hazreti Ali’nin (r.a.) “Cesur olun; ölüm size bir defa uğrar” sözü, tam da bu duruşu anlatır. Ölüm bir kez gelir; fakat korku her gün kapıyı çalar. Bektaşi gönlü der ki: Kapıya gelen ölümse başım dik olur, gelen korkuysa içeri alınmaz.
Cesaret, bağırmak ya da meydan okumak değildir. Cesaret; doğru bildiğini savunurken titrememek, eğilmesi gereken yerde eğilip, eğilmemesi gereken yerde dimdik durabilmektir. Bektaşi yolu da tam olarak budur: Ne kibir, ne korku… Sadece hakikat.
Bu yüzden insan, “ölüm kapıda” diye eğilmez. Bilir ki kapıda olan ölümse, içeride duran onurdur. Ve onur, korkuyla yan yana durmaz.